Elektrik Arz Güvenliği İçin Somut Adımlar Atılmalıdır
Yayın Tarihi: 12.08.2026
12.08.2026
BASIN AÇIKLAMASI
Elektrik Arz Güvenliği İçin Somut Adımlar Atılmalıdır
Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, özellikle turizm tesisleri başta olmak üzere işletmelerde, üretim tesislerinde ve diğer tüketici gruplarında yaşanan elektrik kesintileri, ülkemizin elektrik arz güvenliği konusundaki yapısal sorunlarını bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin zaten siyasi ve ekonomik izolasyonların yarattığı ciddi dezavantajlarla karşı karşıya olduğu bir ortamda, elektrik arzında yaşanan süreklilik sorunları ülkemizin yatırım yapılabilirliğini, rekabet gücünü ve ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Özellikle turizm sektörünün en yoğun olduğu dönemlerde yaşanan kesintiler; üretim tesisleri ve hizmet sektöründeki işletmeler açısından yalnızca teknik bir sorun olmaktan çıkmakta, işletmelerin maliyetlerini artırmakta, hizmet kalitesini düşürmekte ve ülkemizin turizm destinasyonu olarak güvenilirliğine zarar vermektedir. Elektrik arzının güvenilir ve kesintisiz olmaması, yatırım kararlarını da olumsuz etkileyebilecek önemli bir unsur haline gelmektedir.
Arz güvenliği için yatırım artık ertelenemez
KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası olarak uzun süredir ülkemizin elektrik üretim kapasitesinin artırılması ve arz güvenliğinin sağlanması için yeni yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktayız.
Bugün yaşananlar, bu uyarıların ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Elektrik talebinin sürekli arttığı, mevcut üretim altyapısının ise artan talebi karşılamakta zorlandığı bir ortamda, günübirlik ve geçici çözümlerle enerji arz güvenliğinin sağlanması mümkün değildir. Ülkemizin gelecekteki elektrik ihtiyacı dikkate alınarak üretim kapasitesinin artırılması, şebekenin güçlendirilmesi ve enerji sisteminin daha esnek ve dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti'nden boru hattı ile doğal gaz getirilerek kurulacak bir gaz çevrim santrali, doğru kapasite ve teknik planlama ile hayata geçirilmesi halinde ülkemizin elektrik üretiminde önemli bir alternatif oluşturabilecek ve arz güvenliğine ciddi katkı sağlayabilecek bir seçenek olarak değerlendirilmelidir.
Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek gerekmektedir.
Geçmiş yıllarda gündeme getirilen enterkonnekte kablo bağlantısı konusunda kamuoyuna çeşitli vaatlerde bulunulmuş olmasına rağmen, bugüne kadar bu konuda somut ve sonuçlandırılmış bir yatırım ortaya konulamamıştır. Bunun yanında, elektrik üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımların da zamanında gerçekleştirilmemesi, bugün karşı karşıya olduğumuz arz güvenliği sorununu daha da ağırlaştırmıştır.
Bu noktadan hareketle, enerji alanında ortaya konulacak yeni projelerin somut, uygulanabilir ve belirli bir takvim çerçevesinde hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.
Akü sistemleri önemli bir araçtır, ancak tek başına çözüm değildir
Elektrik şebekesinin daha istikrarlı ve esnek bir yapıya kavuşturulması açısından enerji depolama sistemleri ve akü teknolojileri de önemli bir fırsat sunmaktadır.
Akü sistemlerinin uygun teknik ve ekonomik koşullarda şebekeye entegre edilmesi; ani talep değişimlerinin yönetilmesi, pik yüklerin dengelenmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha etkin şekilde dahil edilmesi ve şebeke stabilitesinin desteklenmesi açısından önemli katkılar sağlayabilir.
Bu nedenle enerji depolama sistemlerinin önünü açacak yasal ve teknik düzenlemelerin ivedilikle tamamlanması ve yatırımcıların önünü göreceği açık ve uygulanabilir bir mevzuatın oluşturulması gerekmektedir.
Ancak özellikle vurgulamak isteriz ki akü sistemleri tek başına arz güvenliği sorununu çözebilecek bir üretim yatırımı değildir. Depolama sistemleri, üretim kapasitesinin yerine geçmemekte; doğru bir enerji planlamasının içerisinde üretim yatırımları, şebeke yatırımları ve talep yönetimiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca enerji depolama sistemlerinin yaygınlaştırılması sürecinde; akülerin üretimi, kullanımı, geri dönüşümü ve bertarafı gibi tüm aşamaların çevresel boyutları bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalı; bu süreçlerin uzun vadeli çevresel sürdürülebilirliği, dinamik yasal düzenlemeler ve etkin denetim mekanizmalarıyla güvence altına alınmalıdır.
Pik saatlerde tüketicilerin de katkısı önemlidir
Elektrik sistemimiz açısından özellikle 17.00–22.00 saatleri arasındaki pik talep dönemi, arz-talep dengesinin sağlanması bakımından kritik bir zaman aralığıdır.
Tüketicilerin, elektrik şebekesi açısından ertelenebilir nitelikteki bazı kullanımlarını mümkün olduğu ölçüde bu saatlerin dışına kaydırmaları, şebeke üzerindeki yükün azaltılmasına ve sistemin daha sağlıklı işletilmesine katkı sağlayacaktır.
Sanayi tesisleri, ticari işletmeler ve konut kullanıcılarını zaman bazlı dinamik tarifelendirme sistemleriyle talebin daha düşük ve maliyetin daha ucuz olduğu zaman dilimlerine yönlendirecek teşviklerin sunulması, ayrıca bu konuda kamuoyunun bilinçlendirilmesi, kısa vadede şebeke yönetimine önemli katkılar sağlayabilir.
Ancak tüketicilerden tasarruf ve yük kaydırma beklenirken, bunun üretim kapasitesine yönelik gerekli yatırımların ertelenmesi için bir gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğinin de altını çiziyoruz.
Yetkililere çağrımız
Elektrik enerjisi yalnızca günlük yaşamın bir gereksinimi değil; ekonomik faaliyetlerin, turizmin, sanayinin, kamu hizmetlerinin ve ülkenin gelecekteki yatırımlarının temel altyapısıdır.
Bugün yaşanan kesintiler, elektrik arz güvenliği konusunda uzun süredir dikkat çektiğimiz yapısal sorunların daha fazla gecikmeden ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Bu çerçevede yetkilileri;
• Ülkenin kısa, orta ve uzun vadeli elektrik ihtiyacını ortaya koyan kapsamlı bir enerji planını ivedilikle hayata geçirmeye,
• Yeni üretim yatırımlarını gecikmeden planlamaya ve uygulamaya,
• Türkiye Cumhuriyeti’nden doğal gaz temini ve gaz çevrim santrali seçeneğini teknik, ekonomik ve çevresel boyutlarıyla somut bir proje takvimine bağlamaya,
• Enterkonnekte kablo bağlantısı konusunda geçmişte gündeme getirilen çalışmaların mevcut durumunu kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşmaya,
• Elektrik şebekesinin iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımları hızlandırmaya,
• Enerji depolama sistemlerinin önünü açacak yasal düzenlemeleri ivedilikle sonuçlandırmaya,
• Akü ve enerji depolama sistemlerinin çevresel etkilerini düzenleyecek etkin mevzuat ve denetim mekanizmalarını oluşturmaya,
• Pik saatlerde talebin yönetilmesine yönelik teşvik ve bilgilendirme mekanizmalarını geliştirmeye
davet ediyoruz.
KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası olarak, ülkemizin enerji arz güvenliğinin sağlanması, elektrik sisteminin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir enerji yapısının oluşturulması amacıyla ilgili tüm paydaşlarla teknik ve mesleki bilgi birikimimizi paylaşmaya ve çözüm süreçlerine katkı koymaya hazır olduğumuzu bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunarız.
Ülkemizin enerji geleceği açısından ihtiyaç duyulan yatırımların ve düzenlemelerin, kamu yararı gözetilerek, planlı ve ivedi bir şekilde hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz.
İbrahim Aysal
Başkan
EMO YK (a.)
BASIN AÇIKLAMASI
Elektrik Arz Güvenliği İçin Somut Adımlar Atılmalıdır
Son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, özellikle turizm tesisleri başta olmak üzere işletmelerde, üretim tesislerinde ve diğer tüketici gruplarında yaşanan elektrik kesintileri, ülkemizin elektrik arz güvenliği konusundaki yapısal sorunlarını bir kez daha açık biçimde ortaya koymuştur.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin zaten siyasi ve ekonomik izolasyonların yarattığı ciddi dezavantajlarla karşı karşıya olduğu bir ortamda, elektrik arzında yaşanan süreklilik sorunları ülkemizin yatırım yapılabilirliğini, rekabet gücünü ve ekonomik sürdürülebilirliğini doğrudan olumsuz etkilemektedir.
Özellikle turizm sektörünün en yoğun olduğu dönemlerde yaşanan kesintiler; üretim tesisleri ve hizmet sektöründeki işletmeler açısından yalnızca teknik bir sorun olmaktan çıkmakta, işletmelerin maliyetlerini artırmakta, hizmet kalitesini düşürmekte ve ülkemizin turizm destinasyonu olarak güvenilirliğine zarar vermektedir. Elektrik arzının güvenilir ve kesintisiz olmaması, yatırım kararlarını da olumsuz etkileyebilecek önemli bir unsur haline gelmektedir.
Arz güvenliği için yatırım artık ertelenemez
KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası olarak uzun süredir ülkemizin elektrik üretim kapasitesinin artırılması ve arz güvenliğinin sağlanması için yeni yatırımların ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktayız.
Bugün yaşananlar, bu uyarıların ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Elektrik talebinin sürekli arttığı, mevcut üretim altyapısının ise artan talebi karşılamakta zorlandığı bir ortamda, günübirlik ve geçici çözümlerle enerji arz güvenliğinin sağlanması mümkün değildir. Ülkemizin gelecekteki elektrik ihtiyacı dikkate alınarak üretim kapasitesinin artırılması, şebekenin güçlendirilmesi ve enerji sisteminin daha esnek ve dayanıklı hale getirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, Türkiye Cumhuriyeti'nden boru hattı ile doğal gaz getirilerek kurulacak bir gaz çevrim santrali, doğru kapasite ve teknik planlama ile hayata geçirilmesi halinde ülkemizin elektrik üretiminde önemli bir alternatif oluşturabilecek ve arz güvenliğine ciddi katkı sağlayabilecek bir seçenek olarak değerlendirilmelidir.
Ancak burada önemli bir hususun altını çizmek gerekmektedir.
Geçmiş yıllarda gündeme getirilen enterkonnekte kablo bağlantısı konusunda kamuoyuna çeşitli vaatlerde bulunulmuş olmasına rağmen, bugüne kadar bu konuda somut ve sonuçlandırılmış bir yatırım ortaya konulamamıştır. Bunun yanında, elektrik üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik yatırımların da zamanında gerçekleştirilmemesi, bugün karşı karşıya olduğumuz arz güvenliği sorununu daha da ağırlaştırmıştır.
Bu noktadan hareketle, enerji alanında ortaya konulacak yeni projelerin somut, uygulanabilir ve belirli bir takvim çerçevesinde hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.
Akü sistemleri önemli bir araçtır, ancak tek başına çözüm değildir
Elektrik şebekesinin daha istikrarlı ve esnek bir yapıya kavuşturulması açısından enerji depolama sistemleri ve akü teknolojileri de önemli bir fırsat sunmaktadır.
Akü sistemlerinin uygun teknik ve ekonomik koşullarda şebekeye entegre edilmesi; ani talep değişimlerinin yönetilmesi, pik yüklerin dengelenmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha etkin şekilde dahil edilmesi ve şebeke stabilitesinin desteklenmesi açısından önemli katkılar sağlayabilir.
Bu nedenle enerji depolama sistemlerinin önünü açacak yasal ve teknik düzenlemelerin ivedilikle tamamlanması ve yatırımcıların önünü göreceği açık ve uygulanabilir bir mevzuatın oluşturulması gerekmektedir.
Ancak özellikle vurgulamak isteriz ki akü sistemleri tek başına arz güvenliği sorununu çözebilecek bir üretim yatırımı değildir. Depolama sistemleri, üretim kapasitesinin yerine geçmemekte; doğru bir enerji planlamasının içerisinde üretim yatırımları, şebeke yatırımları ve talep yönetimiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca enerji depolama sistemlerinin yaygınlaştırılması sürecinde; akülerin üretimi, kullanımı, geri dönüşümü ve bertarafı gibi tüm aşamaların çevresel boyutları bütünsel bir yaklaşımla ele alınmalı; bu süreçlerin uzun vadeli çevresel sürdürülebilirliği, dinamik yasal düzenlemeler ve etkin denetim mekanizmalarıyla güvence altına alınmalıdır.
Pik saatlerde tüketicilerin de katkısı önemlidir
Elektrik sistemimiz açısından özellikle 17.00–22.00 saatleri arasındaki pik talep dönemi, arz-talep dengesinin sağlanması bakımından kritik bir zaman aralığıdır.
Tüketicilerin, elektrik şebekesi açısından ertelenebilir nitelikteki bazı kullanımlarını mümkün olduğu ölçüde bu saatlerin dışına kaydırmaları, şebeke üzerindeki yükün azaltılmasına ve sistemin daha sağlıklı işletilmesine katkı sağlayacaktır.
Sanayi tesisleri, ticari işletmeler ve konut kullanıcılarını zaman bazlı dinamik tarifelendirme sistemleriyle talebin daha düşük ve maliyetin daha ucuz olduğu zaman dilimlerine yönlendirecek teşviklerin sunulması, ayrıca bu konuda kamuoyunun bilinçlendirilmesi, kısa vadede şebeke yönetimine önemli katkılar sağlayabilir.
Ancak tüketicilerden tasarruf ve yük kaydırma beklenirken, bunun üretim kapasitesine yönelik gerekli yatırımların ertelenmesi için bir gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğinin de altını çiziyoruz.
Yetkililere çağrımız
Elektrik enerjisi yalnızca günlük yaşamın bir gereksinimi değil; ekonomik faaliyetlerin, turizmin, sanayinin, kamu hizmetlerinin ve ülkenin gelecekteki yatırımlarının temel altyapısıdır.
Bugün yaşanan kesintiler, elektrik arz güvenliği konusunda uzun süredir dikkat çektiğimiz yapısal sorunların daha fazla gecikmeden ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Bu çerçevede yetkilileri;
• Ülkenin kısa, orta ve uzun vadeli elektrik ihtiyacını ortaya koyan kapsamlı bir enerji planını ivedilikle hayata geçirmeye,
• Yeni üretim yatırımlarını gecikmeden planlamaya ve uygulamaya,
• Türkiye Cumhuriyeti’nden doğal gaz temini ve gaz çevrim santrali seçeneğini teknik, ekonomik ve çevresel boyutlarıyla somut bir proje takvimine bağlamaya,
• Enterkonnekte kablo bağlantısı konusunda geçmişte gündeme getirilen çalışmaların mevcut durumunu kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşmaya,
• Elektrik şebekesinin iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımları hızlandırmaya,
• Enerji depolama sistemlerinin önünü açacak yasal düzenlemeleri ivedilikle sonuçlandırmaya,
• Akü ve enerji depolama sistemlerinin çevresel etkilerini düzenleyecek etkin mevzuat ve denetim mekanizmalarını oluşturmaya,
• Pik saatlerde talebin yönetilmesine yönelik teşvik ve bilgilendirme mekanizmalarını geliştirmeye
davet ediyoruz.
KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odası olarak, ülkemizin enerji arz güvenliğinin sağlanması, elektrik sisteminin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir enerji yapısının oluşturulması amacıyla ilgili tüm paydaşlarla teknik ve mesleki bilgi birikimimizi paylaşmaya ve çözüm süreçlerine katkı koymaya hazır olduğumuzu bir kez daha kamuoyunun bilgisine sunarız.
Ülkemizin enerji geleceği açısından ihtiyaç duyulan yatırımların ve düzenlemelerin, kamu yararı gözetilerek, planlı ve ivedi bir şekilde hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz.
İbrahim Aysal
Başkan
EMO YK (a.)
